Üye Girişi
ATB BİLGİ PANELİ
Mobil Linkler
ETKİNLİK TAKVİMİ
BORSAVİZYON
Borsavizyon Dergisi
ANKET
HUBUBAT TEK. LABORATUVAR MÜŞTERİ MEMNUNİYETİ ANKETİ
Ankete Katıl
ÜYE MEMNUNİYET ANKETİ
Ankete Katıl
Yeni Web Sitemiz Hakkında Görüşleriniz
Ankete Katıl
SERTİFİKALAR
LİNKLER
2016'dan 2017'ye Türkiye ekonomisi ve diğerleri

İçinde bulunduğumuz yıl, bir derlenip toparlanma dönemi olacak. Uzunca bir süredir, oldukça gerilere ötelenen ekonomi artık birinci önceliğimiz olma durumunda. Çünkü, sadece ülkemizde değil, gelişmiş ülkelerin ekonomileri de sinyaller vermeye başladı. Gelişmiş ülkelerin ekonomileri de son yıllarda oldukça sıkıntılı bir süreç içine girmiş durumda. 
Bölgemizden örnek verecek olursak, Suriye içsavaşının ağır faturası altında bunalan Rusya, düşen ham petrol fiyatlarıyla birlikte tam bir kriz ortamına girdi. Ekonomi çarklarını güçlükle çeviren Rusya'ya, AB'nin gelişmiş ekonomilerini temsil eden Almanya başta olmak üzere diğerleri de eklendi.
Amerika Birleşik Devletleri'nin ekonomisi ne yazık ki bunca çabaya karşı yine gerileme döneminde. ABD Başkanlık seçimleri sonrası göreve gelen Trump'ın,  kendi ekonomi çarklarını çevirmeye  öncelik vereceklerini açıklaması, ardından da, ekonomi kurmaylarına bu yönde talimatlandırması 2017'nin bu ülke için de önemli olduğunu  vurgulaması açısından önemliydi.
2016 yılı tüm dünya ülkeleri için sıkıntılı geçti. ABD, AB Ülkeleri ve Rusya geçtiğimiz yılı büyük oranda olumsuz bir tablo  içinde geçirdi. Büyüklerin sıkıntılı olması elbette ki, Türkiye gibi ülkeleri de darboğaza itti. 
Türkiye için bu tablo başta ihracat olmak üzere, turizm, tekstil, inşaat ve taahhüt işlerini de sıkıntıya soktu. Buna bir de Suriye nedeniyle Rusya ile yaşanan  krizide eklenince, Ülkemiz 2016'yı tam anlamıyla gergin geçirdi. Azalan turizm geliri, ihracatta yaşanan olumsuz gelişmelerin yaraları içinde bulunduğumuz yılda inşallah bir çözüme kavuşacak. 
Tüm olumlu adımlara karşın özellikle Rusya'dan beklenen iç ferahlatıcı haberlerin gelişinin gecikmesi kafalara acaba sorusunun düşmesine neden oluyor.
Ülkemiz, sadece dış dünyada, partneri olan ülkelerle boğuşmadı geçtiğimiz yıl. Bir de  15 Temmuz gecesi, hainlerin kalkışmasına da  uğradı. 
Bu ülkenin insanlarının ödedikleri vergilerle alınan silah ve cephane yine bu ülkenin insanlarını katletmek için üzerine sıkıldı. Allaha çok şükür ki, bu felaketi de ülkemizi seven sağduyulu vatandaşlarımızın can siperhane  çabalarıyla atlattık. Elbette ki, bazı kalıntıların temizlenmesi zaman alacaktır ancak, bu kalkışmadan çıkarılacak önemli derslerin olduğu da bir muhakkak.
2017 yılına gelirsek. 
2017'ye işte böylesine ağır bir tablo ile girdik. Nitekim yeni yılın ilk günlerinden itaberen atılan olumlu adımlarla ekonomiye peş peşe can suyu verilmeye başlandı. 
Başta sanayicilerimiz, tüccarlarım, esnaf ve sanatkarlarımız olmak üzere, tarım, turizm ihracat gibi sektörlere önemli hibe ve destekler sağlandı. Bir yandan KOSGEB öte yandan Kredi Garanti Fonu'nun yoğun çabalarıyla ekonominin çarklarına güç ve derman verildi. 
Elbette ki bunların sonuçları hemen ortaya çıkmayacaktır. Ancak şunu iyi biliyoruz ki, bahar ve yaz ayları ülkemizde daha bir anlamlı olacaktır. 3,5 milyona yaklaşan işsizine iş ve aş sağlayacak olan tüm bu çabalarla Türkiye yeni bir sıçrayışı gerçekleştirecektir. 
Üretimin ve istihdamın önemli merkezleri olan KOBİ'ler geleceği şimdi daha büyük umutlarla bakıyor. Açılan ve üretime başlayan  her fabrika yeni bir istihdam ve yeni bir üretim demektir. Türkiye'nin daha çok üretmeye, daha çok satmaya ve daha çok  büyümeye ihtiyacı vardır.  Her yıl ortalama en az yüzde 5-6 oranında büyümemiz gerekmektedir. Her yıl istihdam edilmek üzere çalışanlar kervanına 800 bin kişi eklenmektedir. Bu nedenle, hiç zaman geçirmeden üreten kesimlerin desteklenmesi şarttır. 
Üreten tüm kesimler hibelerle ve desteklerle büyütülmeli ve dünya ülkeleriyle rekabet edecek şekilde yeniden yapılandırılmalıdır. Türkiye'de bu güç ve potansiyel fazlasıyla vardır. Biz ülke olarak daha önceleri de başardığımız gibi yine başarabilir, dünyanın sayılı ekonomileri içindeki yerimizi alabiliriz. 
Değerli okuyucularımız,
Ankara Ticaret Borsası geçtiğimiz günlerde kuruluşunun 90. yıldönümünü kutladı. Kuruluş çalışmaları 1910 yılına kadar giden ATB 1927 yılında küşat edilerek ilk toplantısını gerçekleştirmiş. 
Bir avuç müteşebbisin yaktığı bu ateş her geçen gün biraz daha büyüyerek bugün, gerçek borsacılığın yapıldığı büyük ve ulu bir çınar §
Borsamızı bugüne getiren, emek veren herkese teşekkür ediyor, ebediyete intikal etmiş olanlara da Allah'tan rahmet diliyoruz. Nur içinde yatsınlar.
 

Bu içerik 05.05.2017 tarihinde yayınlandı ve 360 kez görüntülendi.
İLETİŞİM
Macun Mahallesi 171. Sokak No:4 Yenimahalle / ANKARA
T : +90 312 327 00 00 (pbx)      F : +90 312 324 08 57      E-Mail : info@ankaratb.org.tr