Üye Girişi
ATB BİLGİ PANELİ
Mobil Linkler
ETKİNLİK TAKVİMİ
BORSAVİZYON
Borsavizyon Dergisi
ANKET
Memnuniyet Anketi
Üye Memnuniyet Anketi
SERTİFİKALAR
LİNKLER
Lisanslı Depoculuk Değerlendirme Toplantısı, Bakan Pakdemirli`nin katılımıyla gerçekleştirildi

26.01.2021 / Ankara

Lisanslı Depoculuk Değerlendirme Toplantısı, Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO) Genel Müdürü Ahmet Güldal’ın katılımıyla gerçekleştirildi.

Konya Ticaret Borsası Başkanı Hüseyin Çelik’in moderatörlüğünü üstlendiği toplantıya, Türkiye’nin dört bir yanından Borsa Başkanları ve Lisanslı Depo yöneticileri katılarak karşılaştıkları sorunlar ve çözüm önerilerine dair fikirlerini dile getirdiler.

Toplantıya, Ankara Ticaret Borsası (ATB) Başkanı Faik Yavuz ve ATB Genel Sekreteri Eyüp Şenol Ömeroğlu da katıldı.

Toplantıda bir konuşma yapan Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, lisanslı depoculuk sisteminin, ilk lisanslı deponun kuruluşunun üzerinden geçen yaklaşık 10 yılda sağlanan destek ve teşviklerle giderek büyüdüğünü ve geliştiğini söyledi.

Özellikle son 3 yılda hem lisanslı depo şirketi sayısında hem de kapasitede büyük artışların meydana gelidğini belirten Pakdemirli, lisanslı depo şirketi sayısının 38'den 3,3 kat artarak 126'ya, lisanslı depo kapasitesinin ise 1,8 milyon tondan 4 kat artışla 177 noktada toplam 7 milyon tona ulaştığını bildirdi.

Toplam kuruluş izni alan firma sayısının ise 232'ye yükseldiğini, kuruluş izni verilen kapasitenin 15,7 milyon tonun üzerine çıktığını aktaran Pakdemirli, "Lisanslı depoculukta ürün bazında hububat ile başlayan bu süreç, baklagiller ve yağlı tohumlar, pamuk, fındık, zeytin-zeytinyağı, kuru kayısı ve Antep fıstığının dahil olmasıyla giderek genişledi. Toplam lisanslı depoların bugün itibarıyla yüzde 99'unu hububat oluşturuyor. Diğer ürünlerde ise 13 bin 250 tonu fındık, 36 bin tonu pamuk, 5 bin tonu kuru kayısı, 2 bin tonu Antep fıstığı ve 13 bin 500 tonu zeytin veya zeytinyağı lisanslı deposu faaliyet göstermektedir. İnşallah bu kapasiteleri ihtiyaçlar doğrultusunda daha da artırmayı planlıyoruz." diye konuştu.
 
"Çiftçi fiyat düşüşlerinden daha az etkileniyor"

Türk çiftçisinin bıkmadan, usanmadan, yorulmadan, ekmeye, biçmeye ve hasadını yapmaya devam ettiğini vurgulayan Pakdemirli, şu değerlendirmede bulundu: "Çiftçilerimizin bu gayretlerinin sonucunda, 2020 yılında toplam bitkisel üretimimiz, bir önceki yıla göre 7 milyon ton artışla 124 milyon tona ulaşarak Cumhuriyet tarihinin rekorunu kırdı. Buradan bütün çiftçilerimize teşekkür ediyor, 'Ellerine, emeklerine sağlık' diyorum. Lisanslı depoculuk sistemi sayesinde çiftçimiz depo masraflarından kurtularak, ürünleri güvenli, sigortalı ve sağlıklı şekilde modern depolarda muhafaza ederek saklıyor. Böylece, hasat döneminde arz yığılması nedeniyle oluşan fiyat düşüşlerinden daha az etkilenen çiftçimiz, lisanslı depolardaki ürününü sonraki aylarda daha yüksek fiyattan satma imkanına kavuşuyor. Hırsızlık, yangın, sel gibi doğal afetlere karşı mahsulünü koruma altına alarak hiç endişe duymadan üretmeye devam ediyor."

Pakdemirli, bu sistemle artık ürünlerin, kamyonlar değil, kağıtların el değiştirmesiyle pazarlandığına dikkati çekerek, "Yani çiftçimiz lisanslı depoya teslim ettiği ürün karşılığında aldığı ürün senediyle ürün borsasında elektronik ortamda mahsulünü daha geniş bir yelpazede çok sayıda alıcıya ulaştırabiliyor, lisanslı depoya koyduğu ürünlerini teminat göstererek uygun koşullarda kredi kullanabiliyor." dedi.

"Sistem, sanayiciye de katkı sunuyor"

Lisanslı depoculuk sisteminin üretici yanında sanayiciye de önemli katkıları bulunduğunu ifade eden Pakdemirli, sanayicinin ihtiyaç duyduğu miktar, tür ve kalitede ham maddeyi güvenilir şekilde lisanslı depolardan kısa sürede temin edebildiğini ve böylelikle depo ve nakliye masraflarını azalttığını anlattı. Pakdemirli, ürün ihtisas borsalarının da lisanslı depoculuk sisteminin işlerliğini artıran, ürünlerin kayıt altına alındığı, alım satımının yapıldığı, hareketlerinin takip ve kontrol edildiği bir yapı olduğunu söyledi.

Ürününü lisanslı depoya teslim eden üreticiye elektronik ürün senedi (ELÜS) verildiğini hatırlatan Pakdemirli, üreticinin bu belgeyle ürünlerini istediği zaman satabildiğini dile getirdi. Pakdemirli, üreticinin ELÜS sayesinde Ziraat Bankasından 5 milyon liraya kadar sıfır faizli kredi kullanarak, finansman ihtiyacını karşıladığını belirterek, "Ürünleri temsil eden ISIN kodu sayısının azaltılmasıyla ELÜS işlemleri derinlik kazanacak, ürün ihtisas borsası fiyat oluşumunda daha aktif rol alacak ve piyasa fiyatlarının daha şeffaf ortamda oluşması sağlanacaktır. Böylece, tarımsal ürünlerin fiyatlarında zaman ve mekan gibi faktörlerden kaynaklı farklılıklar telafi edilecek, tüketiciler bu ürünlere daha uygun ve reel rakamlarla ulaşabilecektir." diye konuştu.

Lisanslı depoların gıda güvenliği açısından da önem taşıdığına işaret eden Pakdemirli, bu depoların, tarım ürünlerini güvenli ve sağlıklı ortamlarda kalitesini koruyarak uzun süre muhafaza ettiğini, gıda kaybını azalttığını ve güvenliğini daha sağlam hale getirdiğini bildirdi. Pakdemirli, sistemin, arz-talep sistemini dengeleyerek, arzın yıl boyuna yayılmasına, ihtiyacın düzenli ve yeterli şekilde karşılanmasına da büyük katkı sağladığını vurguladı. Pakdemirli, salgın sürecinde yaşanan ihracat kısıtlamaları, gıda temin ve tedarik sistemindeki sorunların da lisanslı depoculuğun önemini bir kat daha artırdığını ifade etti.

"Birçok destek ve muafiyet uygulanıyor"

Lisanslı depoculuk sistemine yönelik birçok destek ve muafiyet uyguladıklarına dikkati çeken Pakdemirli, üreticilere depo kira, nakliye ve analiz desteği verdiklerini söyledi. Pakdemirli, "2015 yılında başlayan lisanslı depoculuk destekleri kapsamında bugüne kadar 5 yılda toplam 323 milyon lira destek sağladık. Bu desteğin yüzde 78'ini yani 252 milyon lirasını ise son 2 yılda ödedik." ifadelerini kullandı.

TMO üzerinden de lisanslı depoculuk sistemini teşvik ettiklerini belirten Pakdemirli, şöyle konuştu: "TMO, 2016'da 12 noktada alım yaparken, 2020 yılında 108 lisanslı depodan alım yaptı. 2016 yılında TMO toplam alımının sadece yüzde 5'i ELÜS kapsamında iken, bu oran 2020 yılında yüzde 80'lere ulaşmıştır. Hedefimiz, lisanslı depoculuk sisteminin ülke genelinde yaygınlaşmasıyla birlikte, TMO'nun üreticiden yaptığı alımların tamamını, lisanslı depolar üzerinden ELÜS yoluyla gerçekleştirmek. Buradan tüm üreticilerimize sesleniyorum, ürünlerinizi ELÜS olarak satın, daha fazla kazanın."

3'üncü Tarım Orman Şurası Sonuç Bildirgesi'nde de lisanslı depoculuk ve ELÜS uygulamasının yaygınlaştırılması hedefine yer verdiklerini anımsatan Pakdemirli, "Eylem planındaki 2020 yılı lisanslı depo hedefimiz 5,7 milyon tondu. 2020 yılında 1,7 milyon ton kapasiteli lisanslı deponun faaliyete geçmesiyle toplam kapasite 7 milyon tona ulaştı. Böylece hedefimizin 1,3 milyon ton üzerine çıkmış olduk. 2022 hedefimiz ise 8 milyon ton. İnanıyorum ki bu kapasiteye, sizlerin desteğiyle 2022'yi beklemeden bu yılın sonunda ulaşmış olacağız. Önümüzdeki dönemde, artan kapasiteyle birlikte, lisanlı depoculuk kapsamında yeni ürün gruplarıyla ilgili çalışmalar yaparak ürün yelpazesini de genişletmeyi planlıyoruz." dedi.

TOBB Başkanı Hisarcıklıoğlu burada yaptığı konuşmada, lisanslı depoculuğun, kamu ve özel sektörün ortak bir amaçla bir araya geldiği, aynı vizyonu paylaştığı, böylece Türkiye’ye somut bir eser ortaya kazandırdığı güzel bir örnek olduğunu söyledi.

Uzun ve meşakkatli bir süreç yaşadıklarını anlatan Hisarcıklıoğlu, “Yaklaşık 16 sene önce, 2005 yılında, bugün ki lisanslı depoculuk sisteminin temelini oluşturan, lisanslı depoculuk kanunu TOBB’un da katkılarıyla hazırlandı. Özel sektörün lisans depoculuk yatırımını teşvik etmek için, 2010 yılında TMO ile birlikte TMO-TOBB Lidaş ortak girişimi kuruldu. Lidaş şu an 330.000 ton için lisans almış durumdadır. İnşaatların tamamlanmasıyla birlikte, 8 ayrı bölgede 406 bin tonluk kapasiteye ulaşacaktır” dedi.

Lisanslı depoculuk için attıkları bu adımların neticesinde, özel sektörün de bu alana yöneldiğini belirten Hisarcıklıoğlu şu bilgileri verdi: “Böylece bugün ülkemizde lisanslı depo kapasitesi 7 milyon tonu geçmiştir. Lisans alıp faaliyet gösteren 126 adet işletmemiz bulunmaktadır. Kuruluş izni alan işletme sayışsa 235 e ulaşmıştır. Öte yanda ticaret borsalarımızda bu alanda ellerini taşın altına koymuştur. Elektronik satış salonları, akredite laboratuvarları, canlı hayvan borsaları ve lisanslı depolarıyla, ticaret borsalarımız, tarım ve hayvancılık sektörünün sağlıklı işlemesine yardımcı olmaktadır. Lisanslı depoculuk sisteminde ürün kalitesinin analizinde belirleyici olan 21 yetkili sınıflandırıcı laboratuvarın 17’si de, yine ticaret borsalarımıza aittir”.

Hisarcıklıoğlu, lisansı depoculukta bir sonraki adımın Ürün İhtisas Borsası TÜRİB olduğunu söyledi. TÜRİB’in 2019’da açıldığını anımsatan Hisarcıklıoğlu, “Böylece fiziki yer değiştirme gerekmeksizin, elektronik ortamda ve tek bir platformda ürün ticaretinin yapılması mümkün kılınmıştır. Borsamızda Elektronik Ürün Senedi alım-satımından elde edilen kazançlar 31 Aralık 2023'e kadar gelir ve kurumlar vergisinden istisna edilmiştir. Ayıca zirai gelir vergisi stopajı, damga vergisi ve KDV muafiyeti gibi vergisel avantajlar da mevcuttur. Bunların yanı sıra çiftçilerimize sahip oldukları ELÜS'leri teminat vererek Ziraat Bankası ve Tarım Kredi Kooperatiflerince verilen faizsiz kredi imkânı da bulunmaktadır. 2020’de TÜRİB; 11.4 milyar lira işlem hacmine ve 7.2 milyon ton işlem miktarına ulaşmıştır. Kayıtlı yatırımcı sayısıysa 80 bine yaklaşmıştır” dedi.

Lisanslı depoculuk ve TÜRİB sayesinde tarımsal ürünlerin fiyatlarının 3-5 kişi tarafından speküle edilme imkanının ortadan kalktığını vurgulayan Hisarcıklıoğlu, “Tarımsal ürünlerimizin fiyatları daha şeffaf bir şekilde belirlenir hale gelmiştir. TOBB camiası ve ticaret borsaları, Türkiye'de lisanslı depoculuğun ve ürün senedine bağlı tarımsal ürün ticaretinin gelişmesi için önemli misyon üstlenmiştir. Hedefimiz, tarım piyasalarının etkinliğini artırarak, gelişmiş bir tarım piyasasına sahip olur hale gelmektir. Çevremizde ve özellikle güneyimizde, büyük tahıl ve gıda ithalatçısı ülkeler bulunuyor. Tarım ve gıdanın öneminin arttığı bu zamanda, gelişmiş bir tarım piyasasıyla Türkiye, coğrafi konum avantajını kullanarak tarımda merkez üssü haline gelebilir” şeklinde konuştu.



RESİMLER

Yayın Tarihi : 26.01.2021 / Okunma Sayısı : 147
İLETİŞİM
Macun Mahallesi 171. Cadde No:4 Yenimahalle / ANKARA
T : +90 312 327 00 00 (pbx)      F : +90 312 324 08 57      E-Mail : info@ankaratb.org.tr