Üye Girişi
ATB BİLGİ PANELİ
Mobil Linkler
ETKİNLİK TAKVİMİ
BORSAVİZYON
Borsavizyon Dergisi
ANKET
Memnuniyet Anketi
Üye Memnuniyet Anketi
SERTİFİKALAR
LİNKLER
Tarımsal üretim yeniden ‘modern’

25.01.2023 / Ankara

Elimizde altın yumurtlayan bir tavuk var. Fakat biz onu ne doğru düzgün besliyoruz ne de ona uygun koşullar sunuyoruz. Üstelik sürekli stresle karşı karşıya ve tereddüt yaşamasını gerektirecek bir ortamda yetiştiriyoruz.

Elimizdeki bu altın yumurtlayan tavuğun ismi ‘Tarım’.

Tarım her zaman için bir ülkenin en stratejik, en önemli unsurlarından biridir. İçinden geçmekte olduğumuz dönem ise tarımın önemini bir kat daha artırdı. Her ne kadar teknoloji ve inovasyon çağında olsak da tarım, tek başına bile bir ülkeye refah getirebilecek bir pozisyona geldi.

Bu durumun pek çok sebebi olmasına karşın en önemli iki tanesine değineceğiz. Bunlardan birincisi; özellikle bu sene iyice kendini göstermeye başlayan Avrupa’daki kuraklık:

Avrupa Birliği Kuraklık Gözlemevi’nin Ağustos 2022 Raporu’na göre, yılın başından bu yana Avrupa'nın birçok bölgesini etkileyen şiddetli kuraklık, Ağustos ayının başından itibaren daha da genişledi ve kötüleşti. Yağışların azalması ile Avrupa genelinde nehirlerdeki su seviyelerinde ciddi düşüş yaşandı.

Rapora göre, Avrupa Birliği’nin yüzde 47’si kuraklık tehdidi altında, yüzde 17’si “kırmızı alarm” seviyesinde. Toprakların yaklaşık yarısında dikkat edilmesi gereken ciddi kuraklık var.

Su ve ısı stresi, yaz mahsullerinin verimini önemli ölçüde azalttı. En çok etkilenen ürünlerin başında tahıllar, mısır, soya fasulyesi ve ayçiçeği var. Ağustos ayındaki son yağışlar bazı bölgelerde kuraklık koşullarını kısmen hafifletse de bazı bölgelerde fırtınalar ciddi hasarlara, kayıplara neden oldu ve yağışın olumlu etkilerini azalttı.

Raporda, kuraklığın en etkili olduğu ve riskin devam ettiği bölgeler ise şöyle sıralandı: İtalya, İspanya, Portekiz, Fransa, Almanya, Hollanda, Belçika, Lüksemburg, Romanya, Macaristan, Sırbistan’ın kuzeyi, Ukrayna, Moldova, İrlanda ve Birleşik Krallık.

İtalya’da Po Nehri havzası en yüksek kuraklık şiddetiyle karşı karşıya. İtalya’da 5 bölgede acil durumu ilan edildi. Bu ülkedeki birçok kentte su kullanımında kısıtlamaya gidildi.

Uzun lafın kısası Avrupa bu yıl çok ciddi bir gıda krizi ile karşı karşıya. Türkiye ise milyonlarca insanın gıda ihtiyacını karşılayabilecek bir pozisyondayken bu avantajını kullanamıyor.

Her zaman dediğimiz gibi; bizim kendi kendimize yeter bir ülke olmamız bir şey ifade etmez. Bizim, dünyayı besleyecek bir potansiyelimiz var ve buna göre hareket eden bir ülke olmamız lazım.

***

Tarımı bu sene çok daha stratejik ve önemli hale getiren bir diğer önemli gelişme ise, bir türlü bitmek bilmeyen ve bir süre daha devam edecekmiş gibi görünen Ukrayna-Rusya savaşı. Savaş sebebiyle Rusya’ya cephe alan Avrupa ülkeleri, bu ülke ile -deyim yerindeyse- selamı sabahı kesmiş durumda. Hatta öyle ki; yaşam kalitesini, sanayisini ve pek çok hayati sektörü etkileyecek, alternatifi olmayan doğal gaz ithalatını bile kesmiş durumdalar.

Türkiye, bu savaşta çok doğru bir strateji izleyerek, “arabulucu” sıfatıyla her iki ülkeyle dostluğunu ve ticaretini bozmadan bugüne kadar geldi. Türkiye hem Rusya’nın hem de Ukrayna’nın dost kabul ettiği belki de tek ülke.

Ancak yine Türkiye çok önemli bir potansiyeli değerlendirme noktasında sıkıntılar yaşıyor. Kendi ürettiğimiz tarım ürünlerinin yanı sıra, terminal bir ülke gibi çevre ülkelerden gelen gıda ürünlerinin ticaretini de yapabilme imkanını yine maalesef değerlendirmiyoruz.

***

İçinde bulunduğumuz yüzyılın ilk çeyreğini geride bırakmak üzereyiz. Dünyanın ihtiyaçları ise baş döndürücü bir hızla değişim gösteriyor. Teknoloji, silah, eğitim, sağlık neredeyse her 3 yılda bir ağırlıkları ciddi oranda değişen bir öneme sahip oluyor. Ancak tarım, bir ülkenin taşıyıcı kolonu gibi her zaman ortada ve bütün yükü sırtlayarak sarsılmaz bir şekilde yerini koruyor.

Bugün Türkiye’de tarımın önündeki en büyük tehdit ise artan girdi maliyetleri, giderek yaşlanan ve üretimden çekilen çiftçiler olarak karşımıza çıkıyor.

Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB), Ağustos ayı tarımsal girdi fiyatlarındaki artışı açıkladı. Ağustos 2021’den Ağustos 2022 döneminde girdi fiyatlarındaki artışlara bakıldığında mazottaki artış yüzde 266, Üre gübresinde yüzde 187, DAP gübresinde yüzde 172, 20.20.0 gübresinde yüzde 178, Amonyum nitrat gübresinde fiyat artışı yüzde 170 olarak gerçekleşti.

Zirai ilaçlar da yüzde 80 ile yüzde 200, elektrikte yüzde 99,7 artış olurken hayvancılık yapan çiftçiler için en önemli gider kalemini oluşturan yemde de artışlar yüzde 120’nin üzerinde. Besi yeminde Ağustos 2021- Ağustos 2022 döneminde yüzde 121,6 oranında, süt yeminde ise yüzde 122,5 oranında artış gerçekleşti.

Yine devletin resmi kurumu Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) verilerine göre 2021 yılında ülkemizdeki çiftçi sayısı 500 binin üzerindeydi ancak yılbaşından bu yana çiftçi sayısı 500 bin sınırının altına indi. Mayıs ayında 489 bin 801 olan SGK'ya kayıtlı çiftçi sayısı haziranda da 490 bin sınırında kaldı.

Başta söylediğimiz gibi çiftçiler kar-zarar hesabıyla, stres altında üretim yapıp yapmama konusunda tereddüt yaşıyor. Yeterince destek alamıyor, destekler geç açıklanıyor, açıklanan destekler daha geç ödeniyor. Hal böyleyken de ihracat potansiyelimizi değerlendirememek acı bir tablo olarak karşımızda beliriyor.

***

Bize yakışan, demokratik bir seçimi geride bıraktık. Tüm üyelerimize, bizlere olan güvenlerini bir kez daha gösterdikleri için teşekkür ediyor, güvenlerini boşa çıkartmamak için var gücümüzle çalışmaya devam edeceğimizin sözünü veriyoruz.

Aramıza yeni katılan, elini taşın altına koyup yeni görevler üstlenen arkadaşlarımıza başarılar diliyor, Şimdiye kadar beraber çalıştığımız arkadaşlarımıza da borsamıza katmış oldukları için tekrardan teşekkür ediyoruz.

Seçimlerimiz, ülkemize, kentimize, camiamıza ve siz değerli üyelerimize hayırlı uğurlu olsun.


Yayın Tarihi : 25.01.2023 / Okunma Sayısı : 21
İLETİŞİM
Macun Mahallesi 171. Cadde No:4 Yenimahalle / ANKARA
T : +90 312 327 00 00 (pbx)      F : +90 312 324 08 57      E-Mail : info@ankaratb.org.tr